MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında iki adet kefalet sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in 10.483,00 TL dışındaki borcunu ödediğini, kalan kısım için icra takibi başlattıklarını ancak takibin itiraz neticesinde durduğunu, itirazın kaldırılması için açılan davanın reddedilmesiyle inkâr tazminatına hükmedildiğini ileri sürerek, 10.483,00 TL asıl alacak ve 2.096,06 TL icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı talebinin icra inkâr tazminatını da içerdiğini, bu sebeple itirazın iptali davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini ve bu dava için yasal hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkillerinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılarca ödenmediği için davacı kooperatif tarafından kapatılan alacağın faizleriyle birlikte toplam 9.776,45 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.