(4628 S. K. m. 14) (6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, katılma yoluyla davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili davalı vekilin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Bursa'da doğalgaz ham maddesiyle elektrik üretimi yapıp ürettiğini, bu elektriği 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ili ilgili yönetmelik ve EPDK (Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu) kararları doğrultusunda sattığını, müvekkili şirkete ait santralin kurulu lisans gücünün 410 mw iken 30.6.2012 tarihinde 48 mw artışla 458 mw'a çıktığını, 5784 Sayılı Kanun'la değişik 4628 Sayılı EPDK'nın 14. maddesi uyarınca, üretim ve otoprodüktör lisans sahibi tüzel kişilere teşvikler sağlanacağının hüküm altına alındığını, aynı hükmün 22.11.2011 gün 3375 numaralı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararında da tekrarlandığını, açıklanan mevzuat hükümlerine göre, müvekkiline ait santralin toplam 458 mw'a ulaşan kurulu gücünden 410 mw'lik bölümüne sistem kullanım ücretinin tam olarak uygulanması, 48 mwIik bölümüne ise %50 oranında indirim uygulanması gerektiğini, ne var ki davalı kurum tarafından 31.7.2012 gün 671660 Sayılı faturayla santralin toplam gücü olan 458 mwın tamamına sistem kullanım ücreti uygulandığını, oysa 48 mw'lik bölümüne %50 indirim uygulanması gerektiğini, fatura tutarının ihtirazi kayıtla ödendiğini, yapılan ödeme tutarı 29.352,55 TL'nin davalı tarafından haksız tahsil edildiğini savunarak, ödeme tarihinden itibaren faiziyle istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğunu, ayrıca davacının iddia ettiği %50 indirimin ilk kez kurulan üretim tesislerine uygulandığını, mevcut üretim tesislerinin yeni ünite ilavelerine uygulanmadığını, 4628 Sayılı Kanun hükmü incelendiğinde üretim tesisi kavramıyla ünite kavramının ayrı ayrı tanımlandığını, %50 indirim teşvikinin üretim tesisi bazında uygulandığını, müvekkilinin uygulamasının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve ek rapor ile tüm dosya içeriğine göre; davacı şirketin elektrik üretimi yapıp serbest piyasa şartlarında ortaklarına ve 3. şahıslara sattığı, davacıya ait santralin kurulu gücünün 410 mw iken 48 mw'lik bölümünün 30.6.2012 tarihinde devreye alınması ile 458 mwye çıktığı, üretim tesislerinin işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi kullanım bedellerinden %50 indirim yapılacağına dair 5784 Sayılı Kanun'la değişik 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14/c maddesindeki teşvik düzenlemesi ve EPDK'nın 22.11.2011 tarih 3375 Sayılı kararına göre, davalı kurum tarafından iletim bedeli faturası düzenlenmesi sırasında 48 mw'lik sonradan devreye alınan bölüm için %50 teşvik indirimi uygulanması gerektiği halde teşvik kapsamında kalan indirimli bölüm dikkate alınmadan 458 mw üzerinden indirimsiz hesaplama yapıp, 31.7.2012 tarihli fatura ile 29.352,55 TL fazla bedeli tahsil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle 29.352,55 TL'nin ödeme tarihi olan 31.8.2012 tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 51. maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; iletim sözleşmesi kullanım bedelinden kaynaklanan istirdat talebine ilişkindir.
5784 Sayılı Kanun'la değişik 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun gecici 14/c maddesi ve bu maddenin gerekçesi içeriğinde 31.12.2012 tarihine kadar işletmeye girecek üretim ve otoprodüktör lisans sahibi tüzel kişilere teşvik indirimi sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin 1.4.2005 tarihinde üretim lisansı aldığı ve davalı ile 21.6.2012 tarihinde iletim sistemi sistem kullanımı anlaşması imzalandığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının mevcut yasa kapsamına göre; teşvik indiriminden yararlanamayacağı gözetilmeden, mahkemece hatalı değerlendirme ve yanılgılı yorum içeren bilirkişi kurulu raporuna göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istenmesi halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy