(765 S. K. m. 526) (1412 S. K. m. 343) (1593 S. K. m. 23, 282) (442 S. K. m. 13, 56)
Dava: Emirlere riayetsizlikten sanık İ.D.'in yapılmakta olan duruşması sırasında eyleminin 1593 sayılı kanun ile belediye ve köy kanunlarına temas edeceğinden bu itibarla da ceza tayininin mahkemenin görevi dışında kaldığından bahisle görevsizliğe dair Altındağ 1 inci Sulh Ceza Mahkemesinden verilip katileşen 04.12.1973 tarihli karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.01.1974 gün ve 241. sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.1974 tarih ve 20 sayılı tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okundu:
Mezkur tebliğnamede:
Adı geçenin üzerine atılan suç 24.05.1973 günü yapılan kontrolde sıhhi olmadığı tespit olunan helasını yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde düzeltmediği iddiasından ibaret bulunduğuna göre eyleminde Türk Ceza Kanununun 526/1. maddesinde yer alan suçun kanuni unsurlarının oluştuğu gözetilmeden duruşmaya devam edilecek yerde görevsizlik kararı ittihazında isabet görülmediğinden Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 343. maddesi gereğince mezkur hükmün bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Sonuç: 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 282. maddesi ancak, bu kanunda yazılı memnuniyetlere muhalif hareket edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler hakkında kabili tatbik olup sözü edilen kanunun 23. maddesi uyarınca teşekkül etmiş bulunan Vilayet Hıfzısıhha Komisyonunun kararlarına muhalefeten bu maddenin kapsamı dışında kaldığı ve suç yeri köy olup belediye teşkilatı mevcut olmadığına göre sanık hakkında 1580 sayılı Belediye Kanunun da uygulanamayacağı ve yine köy ihtiyar heyeti tarafından bu konuda hangi bir işleme tevessül edilmemiş olması itibariyle 442 Sayılı Köy Kanununun 13/5 ve 56. maddelerinin tatbikine de imkan bulunmadığı gibi esasen köy ihtiyar kurulunca bu maddelere tevfikan yapılacak işlemin, olayın suç olma niteliğini ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınmadan ve dosyadaki belgelere göre Vilayet Hıfzısıhha Komisyonunun bütün vilayeti kapsayacak şekilde meskenlerdeki helaların ıslahı konusunda ve genel sağlık mülahazasıyla aldığı kararların uygulanmasını temin için gezici dispanser hekimliğini kontrol ile görevlendirildiği ve hekimin yaptığı tebligata rağmen evindeki helasında gerekli ıslahatı yapmadığı anlaşılan yetkili makamlar tarafından genel sağlık mülahazasıyla verilen emirlere uymamak ve tedbirleri yerine getirmemek şeklinde saptanan eyleminin Türk Ceza Kanununun 526. maddesine uygun bir suç teşkil eylediği düşünülmeden yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi kanuna aykırı ve ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 343. maddesi uyarınca sözü edilen görevsizlik kararının Sonuç: BOZULMASINA ve mahallinde gerekli işlemin yapılması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 28.03.1974 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy