(2253 S. K. m. 10, 12, 17, 20) (765 S. K. m. 53)
Dava: Müessir fiilden sanık Saime ve Havva'nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar suç tarihinde 15 yaşını bitirmediklerinden 2253 sayılı Yasanın 10. ve 12. maddeleri uyarınca velilerine teslimine, 18 yaşına kadar bir daha suç veya cürüm işledikleri takdirde velilerinin ihmali görüldüğünde T.C.K.nun 53. maddesi ve 3506 sayılı Yasa gereğince suç tarihi de göz önüne alınarak 36.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmaları ihtarının yapılmasına dair, Bozkur Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.3.1991 tarihli hükmün Yargtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C.Başsavcılığı'nın 8.11.1991 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: 2253 sayılı Kanunun amacı, çocuk suçluluğunu önlemek ve suçlu çocukların suçun işlenmesinden sonraki durumlarının izlenmesi suretiyle, ıslaha yönelik tedbirlerin alınmasını sağlamak ve onları topluma kazandırmaktır.
Kanunun 12 ve 20. maddeleri içeriğine ve gerekçedeki açıklığa göre, suç tarihinde 11 yaşını bitirmiş olupta 15 yaşını tamamlamamış olan küçükler hakkında tedbir veya ceza uygulaması yönünden, işlediği suçun farik ve müemeyyizi olup olmama durumu tek kriter olmaktan çıkarılmış olup, mahkemece küçüğün kişiliğine daha uygun düşeceği ve bu yolda ıslah ve eğitimnin mümkün olacağı kanaatına varılması halinde, fark ve temyiz hassasını haiz bir küçüğe ceza yerine tedbir uygulanması mümkün bulunduğu, sözü edilen Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 11. maddesinin c bendinde, küçüğe ceza veya tedbirden hangisinin uygulanması gerektiğinin 20. maddeye göre düzenlenecek inceleme raporlarında belirtilmesi lüzumuna işaret olunması da bunu ifade ettiği cihetle, tebliğnamedeki farik ve mümeyyiz sanıklar hakkında ceza tayini yerine tedbir uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna dair görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak;
2253 sayılı Kanunun 12. maddesinin atıfta bulunduğu 10. maddede; veli veya vasiye teslimde küçüğün cürüm işlemesine sebebiyet verilmesi halinde para cezası tayin edileceği ihtarına dair bir hüküm bulunmadığı, Kanunun 17. maddesine göre, icabında bu tedbirin mahkemece değiştirilmesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden T.C.K.nun 53. maddesinden bahisle bu yolda karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve C. Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 10.12.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy