(765 S. K. m. 189, 549)
Dava: Yararlamaktan sanık Feyim'in yapılan yargılaması sonunda, sanığın eylemi adiyen müessir fiil niteliğinde görülmekle vaki feragate mebni sanık hakkında davanın ortadan kaldırılmasına, bizatihi suç teşkil etmeyen emanette kayıtlı tornavidanın sanığa iadesine dair, (Denizli 2. Sulh Ceza Mehkemesi)nden verilen 11.5.1992 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 2.2.1993 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: 10.6.1949 tarihinde yürürlüğe giren 5435 sayılı Kanunun 2. maddesi ile para cezalarında misil artırmasına gidilmiş, bu uygulama, oranlar değiştirilmek suretile 2248 ve 2790 sayılı Kanunlarla devam ettirilmiştir. 3506 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, TCK.na bu Kanunla eklenen 1. madde ile Kanun ve Tüzüklerdeki para cezaları, 5435 sayılı Kanundaki sisteme paralel olarak ve uygulanacak katsayı sistemine temel teşkil etmek üzere artırılmak suretile otomatik esasa bağlanmıştır.
3506 sayılı Kanunun 10. maddesindeki hüküm; 5435 sayılı Kanundaki artırma oranlarının 2248 ve 2790 sayılı Kanunlarda olduğu gibi zaman zaman değiştirilmesi şeklindeki sistemin terkedilmesi, para cezalarındaki artırımların devamlılık arz eden yeni bir esasa bağlanması amacını taşımaktadır.
Görüldüğü üzere 5435 sayılı Kanunla değiştirilen hükümlerin yürürlükten kaldırılması söz konusu olmayıp, yapılan düzenleme, para cezalarında öngörülen katsayı sisteminin tabii sonucunu teşkil etmekte, bu sistemin getirilmesi ile uygulama yeri kalmayan misil artırması usulü terk edilmektedir. Nitekim, Ceza Genel Kurulu'nun, TCK.nun 549. maddesinin yürürlükten kaldırıldığına dair yerel mahkeme kararı ile ilgili 16.12.1991 gün ve 1991/2-336 E. 1991/360 sayılı kararında; (TCK.nun 549. maddesi 16.6.1949 gün ve 7234 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5435 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve bu günkü şeklini almıştır. 5435 sayılı Yasa ile değiştirilen TCK.nun 549. maddesinin yürürlükte olduğuna karar verilmiştir. Aynı kararda yasa koyucunun amacının 5435 sayılı Yasa ile Ceza Yasasında değişiklik yapılan maddeleri yürürlükten kaldırmak olmayıp, para cezaları ile ilgili yeni bir sistem getirilmesinden ibaret olduğu vurgulanmaktadır.
Bu itibarla, ceza uygulamasına esas teşkil eden hükümlerden birini içeren TCK.nun 189. maddesinin yürürlükten kaldırılması için sebep ve zaruret bulunmadığı, maddenin halen yürürlükte olduğu gözetilmeden, yasa koyucunun amacına ters düşer bir yorum ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, C. Savcının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.2.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy