(765 S. K. m.396) (1593 S. K. m. 282, 184)
Dava: Gıda Maddeleri Tüzüğü'ne aykırı hareketten sanık K.'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Kartal Üçücüncü Sulh Ceza mahkemei'nden verilen 28.1.1994 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmekle; bitetkik hükmün onanmasına, mütedair Dairemizce ittihaz olunan 20.4.1994 gün ve 3565/3564 sayılı kararın düzeltilmesi isteğini kapsayan C. Başsavcılığı'nın 26.12.1994 tarihli tebliğinamesiyle dava evrakı tekrar Daireye gönderilmekle okundu:
Karar: 1593 sayılı Kanunun ek 1. maddesi uyaranıca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan 18.8.1993 günlü (numune zabıt varakası)na göre; sanığın yönetiminden sorumlu olduğu dükkândan, (satışa arzedildiği) belirtilerek usulen ....... Lux marka tam yağlı peynirden örnek alındığı ve aynı gün laboratuvara teslim edildiği, tutanağın sanık tarafından da imzalandığı tespit edilmektedir.
Tutanakta, suç konusu ve miatlı mallardan olan yepnirin etiketine göre son kullanma tarihi (Mayıs 1993)olarak gösterilmiş olup, numune 18.8.1993 tarihinde alındağı cihetle, miadı olduğu halde satışa sunulduğu anlaşılmaktadır.
Analız sonucu 26.3.1993 tarihinde kaleme alınan raporda, (aşırı derecede küflenmiş olup normal tad ve kokuda olmadığından Gıda Maddeleri Tüzüğünün 67. maddesine göre sağlığa zarar verecek derecede bozulmuş sayıldığı) bildirilmiştir.
Sanık, C. Savcısının 6.10.1993 günün verdiği savunmada; (... Benim sattığım peynirden numune aldılar ve küflü olduğuna karar vermişler) şeklinde, yargılama aşamasında sorgusunda da; (.... benim dükkânımda belediyece yapılan kontrolde numune alında...) dediği görülmüştür.
1593 sayılı Kanunun 184. maddesinhde (bütün yenilecek şeyleri bunları yiyenin sıhhatini hafif veya ağır surette bozacak şekilde muhafaza ve ticarete sevketmek.... satılığa çıkarmak, satmak üzere nezdinde bulundurmak ve satmak memnudur...) Gıda Maddeleri Tüzüğünün 3/2. maddesinde (.... küflenmiş.... gıda maddelerinin imâli, ihzarı, muhafaza ve satışı yasaktır) hükümleri yer almış olup, Tüzüğün 67. maddesi aykırılığın sağlığa zararlılık hali oluşturduğunu belirtmiştir.
Bu maddi bulgular ve yasal düzenlemeler, 1593 sayılı Kanunun 282, Gıda Maddeleri Tüzüğünün 709 ve TCK.nun 396. maddeleri çerçevesinde irdelenip mahkemece kurulan hükmü, sübuta ilişkin açaklamalarla onama isteyen 28.2.1994 tarihli tebliğname ve sanığın yargılama aşamasındak savunmaları ile temyiz dilekçesindeki itirazları da değerlendirilmek suretiyle neticede, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun görülerek onanmıştır.
26.12.1994 tarih ve 91938 sayılı Kararın düzeltilmesi isteği, noksan soruşturmaya, bulguların ve dayandığı belgelerin değerlendirilmesine ve uygulanan yasa hükmünün unsurları itibariyle oluşup oluşmadığına yönelik olup tebliğnamedeki anlatım ve sanık vekilinin temyiz itirazları ile aynı doğrultuda bulunmaktadır.
Esasen bu hususlar, sübut ve suç niteliğinin belirlenmesi ile ilgili olup öncelikli ve kacınılmaz inceleme konusu oluşturmaktadır.
CMUK.nun 322. maddesi, kararın düzeltilmesi yolunu, hükme doğrudan etkili olmak üzere temyiz dilekçesinde veya tebliğnamede ileri sürülen bir hususun veya bunlar dışındaki noksan ve hataların cevapsız veya inceleme dışı kalma halleriyle sınırlı olarak kabul etmiş olup yukarıda açıklanan hususlar onama kararının gerekçesiyle birlikte incelendiğinde, kararın düzeltilmesini gerektiren bir nedenin bulunmadığını açıklıkla ortaya koymaktadır.
Bu nedenle 26.12.1994 tarih ve 91938 sayılı tebliğnamedeki kararın düzeltilmesine ilişkin isteğin REDDİNE, 28.12.1994 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy