(765 S. K. m. 230, 455)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten sanık Hüseyin Turhan ve Hüseyin haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine dair, (Şişli Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 8.9.1993 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 3.1.1994 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup, iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Hüseyin Turhan'ın adının, sanık Hüseyin'in soyadı, baba adı ve doğum tarihinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde gerekçeli kararda mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Toplanan deliller ve Yüksek Sağlık Şurası'nın 21.12.1992 gün ve 176 sayılı raporundan; 33 yaşında ve 2 yıl kısırlık tedavisi görerek gebe kaldığını açıklayan Şemsat'ın riskli grupta sayılması gerektiği, son adet tarihi 15.2.1991 olması sebebiyle muhtemel doğum tarihinin 25.11.1991 olduğu, 4.12.1991 tarihine göre doğum gününün geçtiği, bu nedenle takipte ve hastaneye yaptığı ilk iki başvurusunda tedbir alınıp ileri tekkikler yaptırılarak gerekli olan doğum şeklinin acilen ayarlanması gerektiği, buna rağmen 2.12.1991 günü saat 5.05 ve 21.55'de iki kez sancılı olarak başvurduğu halde bu gereğin yerine getirilmediği, bu aşamalarda bebeğin canlı olduğu 3.12.1991 günü saat 9.35'deki üçüncü başvurusunda ise doğumun başladığı, ancak çocuğun kalp seslerinin alınamadığı ve ana karnında öldüğünün belirlenmesi TCK.nun 455/1. maddesinde, taksirle (bir kimse)nin ölümüne sebebiyet verilmesi suç olarak düzenlenmiş olup, (kimse) sıfatının, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda kazanılması yukarıda açıklandığı gibi bebeğin doğumun başladığı sırada ana karnında ölmesi sebebiyle (kimse) sayılamıyacağı cihetle, eylemin bu madde kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmaması nazara alınarak sanıkların (takipte ve sancılı geldiği zaman ileri tetkikleri yaptırmayıp acilen müdahale etmemek) şeklindeki hareketlerinin aynı Kanunun 230. maddesi yönünden tartışılması ve buna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan aleyhe bozma yasağı gözetilmek suretiyle hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 8.4.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy