(765 S. K. m. 264/5, 526) (2521 S. K. m. 8) (av malzemesi tüz.-87/12028 s.14.8.1987 ta.9, 53,129/1-2)
Dava: Yetkili mercilerce verilen emirlere riayetsizlikten sanık Mithat'ın yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine, emanette kayıtlı suç kosunu barutun zoralımına dair, (Bilecik Sulh Ceza Mahkemesi)'nden verilen 18.04.1995 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 09.11.1995 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği düşünüldü:
Bilecik Valiliği'nce verilen 01.06.1994 tarihli (Av Malzemeleri Bayilik Ruhsatı) ve 01.11.1994 tarihli (Fişek Satış Belgesi) sahibi olan sanığın eylemi; 01.02.1995 tarihli (El Koyma Tutanağı)'ndaki, Merkez İlçe Yeniköy Dereşakarı Köyleri yol kavşağında, otomobil icerisinde 2 adet ev tüfeği, 250 adet boş fişek, 2761 adet dolu av fişeği, fişek doldurma aletleri ve 1.250 kg. kara av barutu olduğunun görülmesi ve köylerde seyyar olarak sattığının tespiti dolayısıyla, valilikten izin almadan seyyar satıcılık yapmak suretiyle yetkili mercilerin emirlerine aykırı davranmak olarak gösterilmiştir.
Sanıkta bulunan av malzemelerinin nitelik ve miktarları ile oluş nazara alınarak olay incelendiğinde;
2521 sayılı Kanunun 8 ve Yönetmeliğin 9. maddeleri ve satıcıların seyyar hareketleri yönünden bir düzenleme bulunmadığı nazara alındığında, satış belgesi bulunan sanığın av malzemeleri arasında 2 adet av tüfeği taşıması bir yaptırımı gerektirmemektedir.
6551 sayılı Kanunun 2. maddesine göre çıkarılan ve 29.09.1987 gün ve 19589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan (Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemeleri ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yokedilmesi, Denetlenmesi usul ve Esaslarına İlişkin Tüzük)'ün 93 ve 94. maddelerine göre; perakende satıcıların, av barutu, her türlü av kapsülü, boş kovan ve dolu fişek gibi av malzemelerini satmaya yetkili oldukları, dükkanlarında 10 kilogram barut, kara av barutuyla doldurulmuş yirmibin av tüfeği bulundurabilecekleri, av kapsülleri ile boş kovanlarda sanırlama olmadığı, keza Tüzüğün 53. maddesinde; perakende satıcıların, aynı belediye sınırları içinde beş kilogramı geçmeyen ambalajlı av barutları, her türlü av malzemesi ve beşbin adedi geçmeyen ava mahsusu dolu fişekleri taşıma belgesi gerekmeden taşıyabileceklerine olanak ağladığı cihetle, perakende satış bayiliği belgesine sahip olan sanıkta bulunan av malzemelerinin izin verilen mitarları aşmadığı ve belirtilen miktardaki av malzemelerini satmaya yetkili olduğu belirlenmekte ancak, sanığın perakende satıcı olarak söz konusu av malzemesini belediye sınırları dışında taşımış olması, bu yönden zabıta makamlarından izin almaması sebebiyle Tüzüğün 53. maddesine aykırı davranıdığı görülmektedir.
Söz konusu Tüzüğün (İdari ve Adli İşlemler) başlıklı 129. maddesi, izin belgesi sahiplerinin Tüzük hükümlerine aykırı hareketlerinin belirlenmesi halinde uyarıda bulunulacağını, tekrarlaması halinde belgelerinin geçici veya sürekli olarak geri alınacağını, aykırılığın suç oluşturması halinde de durum C. Savcılığı'na bildirilmekle birlikte belgelerin geçici veya sürekli olarak geri alınacağını öngörmektedir.
Bu Tüzüğün 135. maddesi ile kaldırılan 18.05.1956 günlü ve 4/7318 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla yürürlüğe konulan önceki Tüzüğün 199. maddesindeki, (Bu nizamname hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçun vasıf ve mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu hükümlerine tevfikan takibat yapılar). Hükmünün yeni Tüzükte yer almaması, keza sanıkta elde edilen (barut dahil) av malzemelerinin nitelik ve miktarları itibarıyla tüzük hükümleri çerçevesinde ve sahip bulunduğu bayilik belgesinin sağladığı bulundurma ve satma yetkisi içinde bulunduğu nazara alındığında, tespit edilen uykırılığın TCK.'nun 264/5. maddesindeki düzenlenen suçu da oluşturmaması gözönünde bulundurularak tüzüğün yukarıda belirtilen 129. maddesi değerlendirildiğinde; perakende satış belgesi olan sanığın tüzüğü aykırı olduğu belirlenen eylemi hakkında, maddenin 1 ve 2. fıkralarında öngörülen yaptırımların uygulanacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın belirlenen eylemi dolayısıyla yaptırımının gösterilmiş olması karşısında TCK.'nun 526. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 05.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD AĞUSTOS 1996)
Full & Egal Universal Law Academy