(1412 S. K. m. 260, 268, 308, 261)
Dava: Yetkili mercilerce verilen emirlere riayetsizlikten sanık Sami'nin yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair, (Güney Sulh Ceza Mahkemesi)'nden verilen 26.9.1994 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmmesi C. Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.2.1995 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Ayrıntılarının gerekçeli kararda açıklanacağı belirtilerek, sanığın beraatine ilişkin kısa kararın ittihazından sonra, henüz gerekçeli kararı yazamadan hakimin bir saldırı sonucu öldürüldüğü anlaşılmıştır.
Her ne kadar hükmün esasına kısa karar teşkil etmekte ise de CMUK.nun 260 ve 268. maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine de imkan verecek biçimde, maddi olaylarla subut nedenlerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklanarak, gerekçeleri ile birlikte gösterilmesi gerektiğinden, bu durumun CMUK.nun 308. maddesinin açık hükmü muvacehesinde kanuna muhalefet halini oluşturması ve CMUK.nun 260, 261, 268 ve 308. maddelerine uygun düşecek ve kısa kararı da kapsayacak yeni bir hüküm kurulması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savacısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair cihetler incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 24.03.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy