(1412 S. K. m. 343, 392, 393) (765 S. K. m. 19, 36, 119, 551)
Dava: Meskûn mahalde silah atmak suçundan sanık, Fevzi hakkında, İstanbul C. Başsavcılığı'nca yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, adı geçen sanığın yasal süresi içinde cezanın asgari haddini soruşturma gideriyle birlikte merciine ödemiş olduğundan bahisle, TCK.nun 19. maddesi uyarınca verilen takipsizlik kararı üzerine, C. Başsavcılığı'nca vuku bulan ve suç eşyasının TCK.nun 36. maddesi yarınca müsaderesine karar verilmesine dair talebinin reddine ilişkin, İstanbul İkinci Sulh Ceza Mahkemesi'nce evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen, 26.9.1994 gün ve 1994/222 müt. sayılı karara vaki itirazın keza reddine dair İstanbul Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1.11.1994 gün ve 12.1.1995 gün ve 790 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C. Başsavcılığı'nın 17.1.1995 gün ve 4288 sayılı ihbarnamesiyle Daireye gönderilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede:
Tüm dosya kapsamına göre; meskûn mahalde silah atmak suçu nedeniyle sanıktan zapt olunup adli emanetin 1994/1831 sırasında kayıtlı Kırıkkale marka tabancanın, suçta kullanılmış olması nedeniyle, C. Başsavcılığı'nca TCK.nun 36. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesine ilişkin talebi hakkında, CMUK.nun 392/1, 393. maddeleri hükmü uyarınca, duruşma yapılmak suretiyle ortaya çıkacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, evrak üzerinde inceleme sonucunda verilmiş bulunan karara vaki itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı olduğu şekilde gerekçe ile reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden CUMK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar: TCK.nun 551. maddesine uyan suçtan yaptırılan ön ödeme sonucunda, aynı Kanunun 119. maddesi uyarınca ve 36. maddesine göre tabancanın zoralımına karar verilmesi istenilmiş olması karşısında, suçta kullanılan eşyanın zoralımı yolundaki isteğin, CUMK. nun 392 ve bunu izleyen maddeleri gereğince duruşmalı inceleme ile karara bağlanması gerekli olup bu kararın temyizi mümkün bulunması, buna rağmen evrak üzerinde sonuçlandırılmasının kanun yolunu değiştirmenin sözkonusu olmaması nedeniyle, İstanbul ikinci Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26.9.1994 tarih ve 1994/22 sayılı müteferrik kararı, temyizi mümkün kararlardan olduğu halde Cumhuriyet Savcısının 31.10.1994 tarihli itiraz dilekçesi üzerine İstanbul Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin itirazı inceleyerek reddine dair verdiği 1.11.1994 tarih ve 1994/84 müt. sayılı karar hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, inceleme konusu karar bulunmaması yönünden yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin reddine.
İstanbul İkinci Sulh Mahkemesi'nin sözkonusu kararı, temyizi mümkün olduğu halde, C. Savcısının itiraz yoluna başvurması kanun yolundaki hata itibariyle C. Savcılarının CUMK. nun 293. maddesinden yararlanamamaları sebebiyle kesinleşmiş olduğundan, bu karar yönünden gereğinin Adalet Bakanlığı'nca teemmül olunmasına, 6.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy