(765 S. K. m. 526/1) (743 S. K. m. 409, 410, 411)
Yetkili mercilerce verilen emirlere aykırı hareketten sanık Ali'nin yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair, Bolu Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.6.1996 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 12.3.1997 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okunup, iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Sanığın eylemi, Sabahat isimli kişiye vasi tayin edildiği halde, görevini yapmaması olarak belirtilmesine, Türk Medeni Kanununun vesayet ile ilgili maddelerinde, vasinin görevini kötüye kullanması veya ihmali halinde yapılacak işlem ve uygulanacak yaptırım gösterilmesine, suç oluşturan eylemleri için bununla ilgili hükümlerin uygulanması gerekmesine göre, davayı takip etmemek şeklindeki eyleminin bu hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken ve söz konusu hükümler itibariyle vasi tayinine ilişkin kararın yetkili makamlar tarafından adli işlemler dolayısıyla verilen buyruk olarak nitelendirilemeyeceği de gözetilmeden, TCK. nun 526/1. maddesi ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy