765 S. K. m.459) (560 KHK 18/A-g (28.6.11995 ta)
Dava: Gıda Maddeleri Tüzüğüne aykırı hareketten sanık Ş. S.'nın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair (HAYMANA) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.7.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 23.1.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Bütün gıda maddelerinin üretiminden tüketimine kadarki tüm aşamalarda uygulanacak veya uyulacak esaslar 1593 sayılı kanunun 181-199. maddelerinde, 1593 sayılı kanunun 199. maddesi gereğince çıkarılan Gıda Maddeleri Tüzüğü, Sağlık Bakanlığınca çıkarılan genel sağlığı ilgilendiren yönetmelikler ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından çıkarılıp yayınlanan gıdalara ilişkin standartlar ile düzenlenmekte iken; 8.6.1995 tarihli ve 4113 Sayılı Yetki Kanununa istinaden çıkarılan ve 28.6.1995 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 560 sayılı K.H.K ile gıdaların üretimi, tüketimi ve denetlenmesi yeniden düzenlenmiştir.
Bu kanun hükmünde kararnamenin 21. maddesiyle 1593 sayılı kanunun 8. babının getirilen düzenlemelere aykırılık gösteren hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiş ise de, düzenlemelerin bu babda yer alan 181-199. maddelere aykırılığının bulunmaması, yeni düzenleme ile çıkarılması gereken yönetmelik ve tebliğlerin tamamının henüz çıkarılmamış olması karşısında gıda maddelerine ilişkin önceki tüm düzenlemelerin de tamamlayıcı olarak yürürlükte bulunduğunun kabulü ve her iki düzenlemede de yer alması halinde 16.11.1997 tarihinden önce lehe olma durumuna göre değerlendirme yapılması, daha sonraki tarihlerde ise yeni düzenlemelerde hüküm varsa bu düzenlemelerin nazara alınması gerekecektir.
560 sayılı K.H.K'ye 4128 sayılı kanunla eklenen 18. maddesinin A fıkrasında ceza hükümleri gösterilmiştir. Bu maddede bazı aykırılıklar için idari para cezası, bazı aykırılıklar için de ağır para cezası öngörülmektedir.
Türk Gıda Kodeksinin yürürlüğe girdiği 16.11.1997 tarihinden sonra işlenen suçlarda kararnamenin 18. maddesinin A fıkrasında öngörülen cezai müeyyidelerin uygulanması gerekeceği açıktır. Ancak, 16.11.1997 tarihinden önce işlenen suçlarda aykırılığın saptanmasından sonra, önce eylemin hangi madde gereğince cezalandırılması gerekeceği, kararnamenin 18. maddesinin A fıkrasının hangi bendine uyduğu saptanıp, TCK.nun 2. ve 11. maddeleri de nazara alınarak sanık lehine uygulama yapılması gerekecektir.
560 sayılı K.H.K.nin 12. maddesinin (b) bendi kodekse aykırı üretimi, (c) bendi ise sağlığa zarar verici şekilde üretimi yasaklamış, 18. maddesinin A fıkrasının (g) bendi ise müeyyidesini göstermiştir.
Bu düzenlemeler karşısında TCK.nun 407. maddesinde belirtilen "geçen maddelerde" ibaresinin belirttiği TCK.nun 395, 396 ve 398. maddelerinin uygulanması olanağının kalmaması karşısında sanığın sattığı sağlığa zararlı muhteviyatta kuru üzümleri yiyerek zehirlendikleri belirtilen mağdurların raporlarında belirtilen iş ve güçten kalma sürelerine göre sanık hakkında C. savcılığınca TCK.nun 459. maddesi gereğince işlem yapılması gereğinin mahallinde yerine getirilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Sağlığa zarar verecek muhteviyatta kuru üzüm satmak olarak gösterilen sanığın eyleminin 560 sayılı K.H.K'ye 4128 sayılı kanunla eklenen 18. maddesinin A fıkrasının (g) bendine uyduğu ve önödemeye tabi olduğu nazara alınarak buna göre uygulama yapılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD HAZİRAN 1998)
Full & Egal Universal Law Academy