(765 S. K. m. 485)
Dava: Tehdit ve hakaretten sanık Durak Özcan'ın yapılan yargılaması sonunda: tehditten beraatına, hakaretten Mahkumiyetine dair Şefaatli Sulh Ceza mMahkemesinden verilen 6.7.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile müdahil vekili ve sanık vekili tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C.Başsavcılığının 4.5.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanık ve müdahil vekilinin temyizleri süresinde olup dilekçelerinde hakim havalesi bulunmadığı anlaşılmışsa da temyiz defterine de kaydı bulunmakta tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Müdahil ve sanık vekilinin ve C.Savcısının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müdahilin kendisinin doktor, eşinin ve sanığın ise ilçede serbest eczacı olarak görev yaptıkları eşinin eczacı olması nedeniyle müdahilin zaman zaman eşine ait eczanede bulunduğu ve reçetesiz ilaç verdiği bilahare verdiği ilaçları sağlık karnelerine işlediği ve reçete düzenlediği ve böylece diğer eczaneye göre haksız rekabet oluşturduğu ve kazanç sağladıkları tanıklar Cemal Tosun ve Veysel Ulubaş'ın değişmeyen anlatımları ile anlaşıldığı halde bu hususun sanık lehine TCK. nun 485. maddesinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, mahalli C.savcısının ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy