(765 S. K. m. 29, 459, 550) (647 S. K. m. 6, 4) (2521 S. K. m. 3, 13)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermekten ve merciinden ruhsat almaksızın av tüfeği bulundurmaktan sanık Osman Derler'in yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine, cezasının ertelenmesine, emanette kayıtlı av tüfeğinin 2521 sayılı Yasanın 3.maddesi gereğince müsaderesine dair Yozgat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C.Başsavcılığının 29.09.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü;
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüfek sahibi olan sanığın olay günü il dışında bulunduğu, 10.10.1983 tarihli ve 16 yaşlarında olan oğlu mağdurun ise evde kimsenin bulunmamasını fırsat bilerek o gün okula da gitmeyerek duvarda asılı duran tüfeğini indirip oynamaya, temizlemeye koyulduğu sırada, tüfeğe dokunması üzerine, namludan bırakılan merminin ateş alması sonucu mağdurun yaralandığının anlaşılmasına göre sanığın eylemi ile sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığı ve keza TCK. nun 550/2.madde koşulları da oluşmadığı cihetle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise;
a) Sanık hakkında TCK. nun 459/2. maddesi uyarınca alt sınır aşılarak, TCK. nun 549. maddesi uyarınca ise alt sınırdan temel ceza tayin edilmesine rağmen aynı kanunun 29. maddesi uyarınca mutlaka gerekçe gösterilmesi gereğine uyulmaması,
b) TCKnun 459/2. maddesinde hapis cezasının üst haddinin 20 ay olarak gösterilmesi ve ayrıca ağır para cezası da öngörülmesine rağmen, sanık hakkında maddede belirtilen hapis cezasının üst haddi de aşılmak suretiyle ve hapis cezasının maddenin düzenleniş tarzına göre ay cinsinden tesbit edilmesi gerektiği de gözardı edilerek tayini ve ayrıca ağır para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) TCK. nun 549.maddesi uyarınca tayin olunan hafif hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrilmesi sırasında sanığın kişiliği olumlu değerlendirilmesine rağmen, TCK. nun 459/2. maddesi uyarınca tayin olunan hapis cezasının sanığın kişiliği de gerekçe gösterilerek 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca ağır para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişki yaratılması,
d) Merciinden ruhsat almaksızın evinde av tüfeği bulunduran sanığın eyleminin 2521 sayılı Yasanın 13.maddesi yollamasıyla TCK. nun 549.maddesine temas edeceği ve müsadere kararının da 2521 sayılı Yasanın 13.maddesi uyarınca verilmesi gerektiği gözetilmeden; eylemin TCK. nun 549. maddesine temas ettiğinin kabulü ile 2521 sayılı Yasanın 3. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
e) TCK. nun 549. maddesinde düzenlenen hafif hapis cezasının önödemeye riayet edilmemesi nedeniyle aynı Yasanın 119.maddesi uyarınca yarı oranda artırılarak uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanık hakkında tayin olunan cezalar içtima edildikten sonra 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin hükme bağlanması icabederken, içtima kararı verilmeyerek her bir suç nedeniyle hükmedilen ceza yönünden tecil hususunun ayrı ayrı karara bağlanması,
g) Ertelemeye karar verilirken sanığın geçmiş hali ve suç işleme hususundaki eğilimini içermeyen, bu nedenle yasal ve yeterli de olmayan gerekçeye dayanılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy