(1219 S. K. m. 75)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermekten sanık E. S.'ün yapılan yargılaması sonunda; Beraatine dair İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca tetkiki müdahil vekilinin tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 25.10.2000 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü;
Karar: 1- Her ne kadar dosyada mevcut raporda müdahilin yüzündeki hiper pigmentasyonların çehrede sabit eser niteliğinde olmayıp iş ve güçten kaybına neden olmadığı bildirilmiş ise de, müdahilin yüzünde lekeler olduğunu bildirmesi karşısında bir kez de Adli tıp Kurumundan müdahilin yüzündeki lekelerin çehrede sabit eser niteliğinde olup olmadığı ve kaç tarih iş ve güçten kalmayı gerektireceği hususunda rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi,
2- 1219 s. Yasanın 75. maddenin doktorların mesleklerinin icrasından doğan suçlardan dolayı Yüksek Sağlık kurumundan düşünce sorulmasını zorunlu kıldığı, ancak Yüksek sağlık şurası son mercii olmadığı gibi mütalaaları da bağlayıcı olmadığı ve doktor olan sanığın kusurlu olup olmadığı ve kusurlu olduğu takdirde kusur oranının tesbiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konulardan bulunmadığı nazara alınmadan ve kusur yönünden bir inceleme yaptırılmadan duruşmada tanık olarak dinlenen doktorun beyanına istinaden sanığın kusursuz kabulü ile yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 20.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy