(5237 S. K. m. 19, 29) (647 S. K. m. 4)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten sanık S. S. S.'nun yapılan yargılaması sonunda; Mahkumiyetine dair (Ankara) 21.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.11.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C.Başsavcılığının 01.11.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü;
Karar: 1-Sanık savunmalarında tekyönlü 8 metre genişliğindeki yolun en sol şeridinde giderken önünde seyreden iki aracın sağa kaçması üzerine sağdan sola geçen ölene çarptığını bildirdiği, trafik kaza tespit tutanağı ile de sanığın çarpma noktasından 39 m ileride durduğunun belirlendiği, sanığın önünde seyreden iki aracın ölene çarpmadıkları halde sanığın çarptığı nazara alınarak, hazırlık soruşturması sırasında dinlenen tanık M. Ç. ile müdahil vekili tarafından olayı gördüğü bildirilen N. C. dinlendikten sonra sanığın kusur oranı hakkında bir kez de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi;
2- TCK'nun 29/son maddesi gereğince cezanın asgari hadden tayininde dahi takdir nedenlerinin mutlaka gösterilmesi gerektiği gözetilmeden sadece takdiren denilmek suretiyle asgari hadden ceza tayini,
3- Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden tayin olunan hapis cezasının ağır para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
4- TCK'nun 19.maddesinde 4421 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre suç tarihi itibariyle ağır para cezasının asgari haddinin 60.000.000 lira olduğu nazara alınmadan 1.520.000 liraya hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
5- 647 sayılı Kanunun 4.maddesinde 4421 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre hapis cezasının beher gününün 2.000.000 ile 3.000.000 lira hesabıyla ağır para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6- CMUK'nun 122.maddesi nazara alınmadan kefalet parasının karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmesi,
7- Müdahale tarihi itibariyle maktu ücreti vekaletin asgari haddinin 45.000.000 lira olduğunun nazara alınmaması,
8- Tayin olunan makdu ücreti vekaletin müdahiller yerine müdahiller vekiline verilmesine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak bozulmasına, 11.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy