(765 S. K. m. 389/1, 79, 459) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle demir yolu kazasına sebebiyet vermekten sanık A.'nın yapılan yargılaması sonunda; mahkûmiyetine dair (Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 6.7.1999 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 1.2.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın idaresindeki otomobille hemzemin geçitte beraatine karar verilen ve hakkındaki hüküm temyiz edilmeyen diğer sanık M. idaresindeki, demiryolu yol çalışmalarında kullanılan vagonetle çarpışması suretiyle meydana gelen olayda demir yolu ya da vagonette herhangi bir zarara yol açması nedeniyle kaza vuku bulmamış ancak demiryolunda kaza vukuu tehlikesine yol açmış olup vagonette bulunanların raporlarında belirtilen şekilde yaralanmalarının TCK'nin 459. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi kapsamını aşmaması ve aynı kanunun 79. maddesi hükmü karşısında 389. maddenin 1. fıkrası 1. cümlesindeki suçtan hüküm kurulmasına bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki suç vasfına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanık hakkında demiryolunda kaza vuku tehlikesine yol açmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK'nin 389/1. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümde; suç niteliklerinin belirlenmesinde ve uygulanan kanun maddesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
4616 sayılı (23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun)un 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999'dan önceye ait olması ve sanığa yükletilen suçun kanunun 1. maddesi 5. fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek 6. fıkrasında öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4. fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A.'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 25.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy