(765 S. K. m. 72, 526) (4421 S. K. m. 3) (647 S. K. m. 4) (3143 S. K. m. 33) (1705 S. K. m. 1, 6) (825 S. K. m. 29) (1412 S. K. m. 253, 257, 261, 264, 265, 266)
Dava: Yetkili mercilerin emirlerine muhalefetten sanık Uğur Yektaş'ın TCK.nun 526/l, 72, 4421 Sayılı Kanunun 3 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 159.705.000 lira hafif para cezasıyla cezalandırılmasına dair Pendik Sulh Ceza Mahkemesinin 24.11.2000 gün ve 2000/1827-1858 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 4.4.2001 gün ve 10899 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C. Başsavcılığının 12.4.2001 gün ve 48224 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmek okundu;
Mezkur İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın işyerinde yangın söndürme cihazı bulundurmamak şeklinde tezahür eden eyleminin, 2495 Sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun hükümlerince değerlendirilmesi gerektiği ve TCK. nun 526/1. maddesinde öngörülen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı olduğu gerekçeyle karar verilmiş olunmasında isabet görülmediğinden CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın eylemi 26.11.1998 tarih ve 23535 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik gereğince (imalat yeterlilik belgesi) olmadan LPG dönüşümü yapmak olarak gösterilmiştir.
Söz konusu Yönetmelik, (Araçların İmal, Tadil ve Montajı) hakkında olup 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenerek 3.2.1993 tarih ve 21485 mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konan Yönetmeliğin (Tadilat) başlıklı 119. maddesinin (E) fıkrası 13. nolu (Yakıt Sistemi Tadilatı) başlıklı bendinin değiştirilip yeniden düzenlenmesi ile ilgilidir ve LPG dönüşümü yapanların Yönetmeliğin 117. maddesine göre (İmalat Yeterlilik Belgesi) almak zorunda olduklarını belirtmektedir.
Bu Yönetmelik hükümlerini yürütmek Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görevinde bulunmaktadır.
3143 Sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 33. maddesinde: (Bakanlık kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.) hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemeler gözetildiğinde, sanığın Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenen ve yürütülen Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiği, bu nedenle eyleminin 1705 Sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında olduğu ve Kanunun 6. maddesinde gösterilen yaptırımın uygulanması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Uygulama maddesinde öngörülen yaptırımı takdir ve tayin etmek, Kanunda özel hüküm bulunmaması ve 825 Sayılı Kanunun 29. maddesi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesinin görevinde olup usulen yargılama yapılmak suretiyle sonuca bağlanmasını da gerekli kılmaktadır.
Mahkemece, CMUK. nun 257. maddesi gereğince dava konusu edilen eylem göz önünde tutularak, yargılama Asliye Ceza Mahkemesinin görevinde olduğu halde görevsizlik kararı verilmemesi, usulen yargılama yapılarak hüküm kurulması gereğine uyulmaması, keza Ceza Kararnamesi düzenlenmesine yasal olanak bulunmadığı halde bu suretle sonuçlandırılması sebebiyle karar hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 tarih ve 280/506 Sayılı Kararında da işaret olunduğu gibi, CMUK. nun duruşma yapılmasına ve hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul kurallarına uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar, yargılama yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması, yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden Pendik Sulh Ceza Mahkemesinden Ceza Kararnamesi ile verilen 24.11.2000 gün ve 2000/1837-1858 sayılı kararın CMUK. nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 09.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy