(1412 S. K. m. 161) (765 S.K. m. 455, 456)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten sanık S. U.'un yapılan yargılaması sonunda; Mahkumiyetine dair Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.02.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 16.04.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü;
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tayin olunan ağır para cezasının kusur oranına göre 52.500.000 lira yerine 52.250.000 liraya indirilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak;
1- 14.09.1999 günlü ölü muayene ve otopsi tutanağının 2. sahifesinin zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle CMUK'nun 161/2.maddesi muhalefet edilmesi,
2- Olaydan sonra düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında olayın yaya geçidinde meydana geldiği ve olay yerinde trafik ışığının bulunduğu belirtildiği, olay yerinde yapılan keşfe katılan bilirkişi ise düzenlediği raporda olay yerinden 100 m ilerde ışıklı yaya geçidinin bulunduğunu, olay yerinin işaret levhası ve zemine çizilen çizgilerle belirlenmiş yaya geçidi olduğunu bildirdiği trafik kaza tespit tutanağında çarpma noktasının sanığın seyir şeridinde olduğu tespit edildiği halde tanık N. C.'ın çarpma noktasının sol şeritte olduğunu bildirdiği cihetle sanık ve olayın tanıkları ile trafik kaza tespit tutanağı düzenleyenler yeniden dinlenerek ve gerek görülürse olay yerinde yeniden keşif yapılarak olay yerinde trafik ışığı bulunup bulunmadığı, bulunması halinde ne şekilde çalıştığı, çarpma noktasının yolun neresi olduğu sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra yaya geçidine 10-15 m. mesafeden sanığın seyir yönüne göre soldan sağa geçen ölenlere çarpan sanığın kusur oranının ne olacağı hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya konu ile ilgili uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy