(2709 S. K. m. 91) (4250 S. K. m. 19, 28, 31) (2559 S. K. m. 7, 8) (765 S. K. m. 526)
Dava: Açık içki satmak suretiyle yetkili merciilerce verilen emirlere aykırı hareketten sanık Mustafa Korkmaz ve Tahsin Çapan haklarında yapılan duruşma sonunda; Mustafa'nın Beraatine, Tahsin'in mahkumiyetine dair Nizip Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.11.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Nizip C.Savcıları tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 25.05.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü.
Karar: Sanıkların eylemi, açık içki satışı için ruhsatı bulunmadığı halde açık içki satmak olarak gösterilmiştir.
4250 Sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrası, Açık olarak satanlar 2559 Sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 7. maddesine göre en büyük mülki amirden, içki yerleri için aranan ruhsatı almaya mecburdurlar hükmünü içermekte, Kanunun 31. maddesi de aykırılığın yaptırımını göstermektedir.
28.6.1995 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe giren 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 21. maddesinde, 4250 Sayılı Kanunun 31. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiş ise de, Anayasanın 91. maddesi uyarınca Kanun Hükmünde Kararname ile temel haklarla ilgili düzenleme yapılamaması sebebiyle bir ceza hükmünün bu yolla konulması veya kaldırılmasının da olanaklı bulunmadığından hareketle söz konusu kanun hükmünün K.H.K ile kaldırılamayacağına dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları doğrultusunda 4250 Sayılı Kanunun 31. maddesinin uygulanması sürdürülmüştür.
Ancak;
23.1.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 46l9 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle, 4250 Sayılı Kanunun 19. maddesinin 3 ve 4.fıkraları değiştirildikten sonra 4. maddesiyle de 28. maddesi değiştirilerek, 19. maddenin 1, 3 ve 4.fıkralarına aykırı davrananlara yaptırımlar öngörmesi, 5. maddede yürürlükten kaldırılan 4250 Sayılı Kanun hükümleri arasında 31. maddeye yer verilmemesi, yasama iradesinin 31. maddenin yürürlükten kaldırıldığını belirten K.H.K.nin 21. maddesi kuralının kabul ve doğrulanması şeklinde tezahür ettiğini göstermektedir.
Açıklanan sebeplerle 4250 Sayılı Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık oluşturan eylem dolayısıyle, sözü edilen 31. maddenin uygulama olanağının kalmadığı ancak 2559 Sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasındaki izin alınmadan açılan bu gibi yerler polis tarafından kapatılır hükmünün uygulanabileceği ve bu yaptırımın uygulanmasının da idari mercie ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasen uygulama yeri olmayan TCK. nun 526/1. maddesinden hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy