(765 S. K. m. 526) (1262 S. K. m. 12, 19, 20)
Dava: Yetkili merciilerce verilen emirlere aykırı hareketten sanık Mehmet Gübelez'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2.11.2000 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 9.7.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü;
Karar: Tutanak içeriğine göre; Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile; Sağlık Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen, Göbelez Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nde Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün 1.10.1985 tarih ve 5777 sayılı genelgesinin 6. maddesine aykırı olarak bitkisel karışımlar yapıldığı, aynı genelgenin H maddesine aykırı olarak satılan paketlerin üzerinde Türkçe ve Latince olarak isimlerinin bulunmadığından bahisle kamu davası açılmış, mahkemece etiket bilgilerindeki noksanlık değerlendirme dışı bırakılarak sanığın Genelgeye aykırı olarak preparat ve bitkisel sıvı karışımlar bulundurarak satması nedeniyle TCK.unun 526. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Sözü edilen Genelge içeriği, sanığa ait bitkisel droglara mahsus satış izin belgesi ve 28.5.1999 tarihli tutanak birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tedavi amacıyla bitkisel ilaç sattığı anlaşılmaktadır.
Bitkisel ilaçtan bahsedilmesine göre bunun (müstahzar) kapsamında bulunduğunu kabul etmek gerekli olup esasen Sağlık Müdürlüğü elemanlarının Genelgeye göre denetim yapabilmelerinin ve bu üretim ve satış halinin Bakanlığın İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünce izlenmesinin dayanağını da bitkisel ilaçların müstahzar sayılması hususu oluşturmakta ve bu nedenle eylem 1262 Sayılı İspençiyarı, Tıbbı Müstahzarlar Kanunu içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bitkisel tedavi amacıyla bitkisel karışımlar suretiyle ilaç yapımı bu Kanun hükmü gereğince Sağlık Bakanlığının izniyle mümkün bulunmaktadır.
Bu nedenle sanığın bitkisel ilacı bitkilerin karışımı suretiyle elde etmesi ve üretmesi ve bunları satışa sunması Bakanlık iznine dayanmadığı takdirde Kanunun 19. maddesindeki suç yönünden ve bu tür ilaçlar üzerinde gerekli bilgilerin yer almaması hususu da aynı Kanunun 12. maddesi aracılığıyla 20. maddesinde düzenlenen suç ve yaptırım bakımından değerlendirilmelidir.
Açıklanan sebeplerle; sanığın eyleminin yukarıda açıklanan Kanun hükümleri çerçevesinde incelenip irdelenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken Kanunlarda özel olarak düzenlenen ve yaptırımları da gösterilmiş olan hallerde uygulama yeri bulunmayan TCK.nun 526. maddesiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün aleyhe bozma yasağı da gözetilmek suretiyle bu sebepten BOZULMASINA, 13.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy