(647 S. K. m. 5, 6) (765 S. K. m. 80, 81)
Dava: Sanık Ali hakkında tehdit ve etkili eylem, sanık Gülhan hakkında etkili eylem suçlarından yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Ali hakkında tehdit suçundan C.Başsavcılığına yazı yazılmasına, müessir fiil suçlarından sanıkların MAHKUMİYETLERİNE dair (SANDIKLI) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.01.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 07.11.2001 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Tehdit suçundan Ali hakkında kamu davası açıldığı halde, bu konuda karar verilmeyerek C.Başsavcılığına bu suçla ilgili ihbarda bulunulmuşsa da, ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesinden karar istenmesi mümkün bulunduğundan O Yer C.Savcısının tehdit suçuna ilişkin temyiz isteğinin CMUK'nun 317.maddesi gereğince Reddine,
Sanıklar hakkında müessir fiil suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanık Gülhan'ın Ali'ye sopa ile vurduktan sonra kavganın kahvehanede bulunanlarca ayrıldığı, kısa bir süre sonra tekrar karşılaştıkları, burada sanık Gülhan'ın Aliye demir boru ile tekrar vurduğu, aynı kasıtla icrai hareketlere devamdan ibaret eylemde kastın yenilendiğine dair delil bulunmadığı halde sanık hakkında unsurları oluşmayan TCK'nun 80. maddesinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2- Sanık Ali hakkında iki ayrı etkili eylem suçundan verilen hapis cezaları tekerrür nedeniyle arttırılırken önceki hükümlülük kararındaki para cezasının 4421 sayılı Yasayla değişik 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin 6. fıkrası ve TCK'nun 81/3. maddesi gözetilerek artırımın birer gün yapılması gerekirken yazılı biçimde fazla artırım yapılması,
3- Aynen infazına karar verilen Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/17-86 sayılı ilamın görevli memura mukavemet suçuna ilişkin olması ve 4616 sayılı Yasa kapsamında kalan suçlardan olması nedeniyle aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Tanık olarak dinlenen Nurettin'e 3.000.000 lira ücret takdir edilmiş ve bu yolda sarf kararı yazılmış olmasına rağmen yapılan bu masrafın sanıklara yükletilmesine karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 02.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy