(1412 S. K. m. 293, 317, 353) (765 S. K. m. 279)
Dava: Sövme suçundan sanık T.G.nin yapılan yargılaması sonucunda; redde dair (Yusufeli) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.1.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Şahsi Davacı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 10.4.2002 tarihli tebliğ namesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Duruşma sırasında tanıklar ve bilirkişilerin yaptıkları görev nedeniyle TCK.nun 279/2. maddesindeki diğer kamu hizmeti gören kişilerden sayılmaları gerektiği müştekiler hakkında ise bu hükmün uygulanamayacağı cihetle tebliğ namenin 2-b sırasındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yusufeli Sulh Ceza Mahkemesinin temyizi kabil 31.1.2001 tarihli kararı temyiz kanun yolu ile ortadan kaldırılmadan bu dava konusunda Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.2.2004 tarihli itirazın kabul kararı ile 13.3.2001 tarihli mahkumiyet kararları hukuki değerden yoksun olup, sonuç doğurmayacakları yeni yok hükmünde bulundukları anlaşılmakla;
Üst C.Savcısı ve sanığın bu mahkumiyet kararına hasren yaptıkları temyiz başvurusunun, başvurunun konusu bulunmamakla CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDINE.
Ş.Y. tarafından açılan şahsi dava sonucunda, duruşmaya başlandıktan sonra verilen CMUK.nun 352. maddesi uyarınca davanın reddine dair verilen karar itirazı kabil olmayıp temyizi kabil olmakla CMUK.nun 293. maddesi uyarınca kanun yoluna müracaatta yapılan hata müracaat edenin hukukunu ihlal etmeyeceğinden şahsi davacının 5.2.2001 tarihli itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile, temyizin süresinde olduğu belirlenerek yapılan inceleme sonucunda;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.12.1986 tarih ve 2/556-667 sayılı kararında açıklandığı üzere; şahsi dava dilekçesinde sanığa uygulanması gereken kanun maddesinin gösterilmemiş olması esasa etkili bir usul hatası sayılamayacağından dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi CMUK.nun 352. maddesi gereğince verilen ve aleyhine ancak itiraz yoluna başvurulabilen bu çeşit red kararının duruşmaya başlanmadan önce verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş şahsi davacının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 24.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy