(765 S. K. m. 61, 308) (5237 S. K. m. 35, 36, 144, 150, 159)
Dava: İhkak-ı hak suçundan sanık Naim'in yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair ( TUZLA ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.7.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık ve Yerel C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 160733 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, temel ağır para cezasının noksan tayini sonuç cezalar gözetildiğinde daktilo hatası olarak kabul edilmiştir. Ancak,
1-Kiracı olan müştekiyi dükkanından çıkarmak için işyerine gidip, müştekiyi tehdit etmek suretiyle kendiliğinden hak almaya eksik teşebbüste bulunan sanığın eyleminin müştekinin işyerinden çıkmaması sonucu eyleminin eksik teşebbüs aşamasında kaldığı, cihetle TCK.nun 308/2 ve 61. maddeleri ile cezalandırılması gerekirken eylemin tam teşebbüs olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrasında 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı kanunun 1. maddesi ile yapılan değişiklik ve TCK.nun 2. maddesi nazara alınarak para cezalarında bin liranın küsurunun hesaba katılmaması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve Yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 8.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy