(765 S. K. m. 102, 460) (1412 S. K. m. 253, 322)
Dava: Müessir fiil ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanıklar B. A., M. A. Ö. ve K. E.'nin yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine ve davanın ortadan kaldırılmasına dair Bor Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 15.1.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar ve o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 56347 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık B. A.'nın doğum tarihinin gerekçeli karar başlığında 1981 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle sanık Bülent Arı hakkında kurulan hükmün istem gibi onanmasına;
Sanıklar M. A. Ö. ve K. E. ile o yer C.Savcısının bu sanıklar hakkındaki hükme yönelik temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Sanıklara atılı mütecaviz sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu TCK.nun 102/5 maddesine göre hesaplanan zamanaşımının mahkumeyit kararı ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün bozulmasına, CMUK.nun 322 nci maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına;
Müessir fiil suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
1- Mağdur-sanık B. A., her iki sanığın bıçak çekerek üzerine yürüdüklerini ve olayı C. G.'ün gördüğünü ifade etmiş olmasına göre, bu tanık çağrılıp dinlenerek, olay sırasında sanıkların ellerinde bıçak olup olmadığı açıklığa kavuşturulup sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle sanıklar hakkında silahla müessir fiile teşebbüs suçundan açılan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Mağdur B. A., henüz dava açılmadan şikayetinden vazgeçmiş olmasına göre, müessir fiil ve silahla müessir fiile teşebbüs suçlarından açılan davaların CMUK.nun 253/5 inci maddesi uyarınca düşürülmesi yerine TCK.nun 460. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
b- Sanık M. A. Ö.'nün aynen infazına karar verilen erteli mahkumiyetinin suç tarihi itibariyle 4616 s. kanun kapsamında kaldığı ve bu nedenle aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C.Savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi bozulmasına 17.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy