(765 S. K. m. 2, 30)
Dava: İhkak-ı hak suçundan sanıklar Yusuf, Ahmet ve Kazım'ın yapılan yargılamaları sonucunda; Yusuf'un MAHKUMİYETİNE, Ahmet ve Kazım'ın BERAATLERİNE dair (İMAMOĞLU) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Yusuf ve müdahil vekili, O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 25.12.2001 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Ahmet'ın İhkak-ı hak suçundan beraatine dair verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar Yusuf ve Kazım hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanık Kazım'ın atılı suçu işlediğine dair, olayın akışına uygun düşen tanıklar Hüseyin ve Sami'nin anlatımları müdahilin iddiasını doğrular nitelikte olduğu halde, suçun sübutuna ilişkin tanık beyanlarına itibar etmeme sebebleri kararda gösterilmeden yazılı şekilde beraat hükmü tesisi,
2- İhkak-ı hak suçuna konu alacağın tahsil edilememiş olması karşısında sanık Yusuf'un eyleminin eksik teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesi,
3- 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1.maddesi ile TCK'nun 30/2 fıkrasında yer alan "bir lira" ibaresi, "bin lira" olarak değiştirilmiş olup, izah edilen bu değişikliğin sanık lehine olması ve TCK'nun 2/2.maddesi nazara alındığında sanık hakkında ceza tayin edilirken bin liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Yusuf vekili, müdahil vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 02.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy