(765 S. K. m. 273)
İhkak-ı hak suçundan sanıklar N.Ö. ve K.Ö.nün yapılan yargılamaları sonucunda; davanın ortadan kaldırılmasına dair (A.) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 03.05.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
1. Sanıkların, avukat olan mağduru yaptığı avukatlık görevinden dolayı tehdit ettikleri ve ihkak-ı hak suçunu işledikleri iddia olunmasına göre, eylemlerin sübutu halinde TCK'nun 273. maddesinin uygulanması gerekeceği ve bu madde ile ilgili suça bakmanın; dolayısıyla kanıtların takdirinin Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Sulh Ceza Mahkemesinde duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıkların şikayetçi avukatı ölümle tehdit etmek suretiyle alacaklarını tahsil etmeye teşebbüs ettikleri iddia edilmiş olmasına, ihkak-ı hak suçunun resen takibi gereken bir cürüm ile birlikte işlenmesi halinde takibi şikayete bağlı bulunmamasına nazaran yazılı şekilde şikayetten vazgeçme nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 23.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy