(765 S. K. m. 459) (5237 S. K. m. 89) (2918 S. K. m. 119)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanık D'nin yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair ( D. ) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 21.06.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığı'nın 26.06.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 647 Sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince hapis cezasının günlüğünün suç tarihi itibariyle 4.745.520-7.118.280.- Lira arasında belirlenecek miktardan paraya çevrilebileceğinden sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının bir gününün 4.750.000.- Lira hesabıyla ağır para cezasına çevrilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın sevk ve idaresindeki minibüsü ( kamyoneti ) ile meskun mahalde bölünmüş yolun bir platformunda yol çalışması bulunması nedeniyle, çift yönlü olarak kullanılan 10 metre genişliğindeki bölünmüş yolun diğer platformunda seyir halinde iken olay mahallinde yolun karşı tarafına geçmek için istikametine göre sağdan yola giren yayayı gördüğünde, çarpmamak için sola direksiyon kırarak sola yöneldiği, ancak müştekinin de sola doğru yoluna devam etmesi üzerine, karşı yönden gelen araçların şeridinde müştekiye çarparak yaralanmasına neden olduğu olayda, araçlara ilk geçiş hakkını vermeden ve yaklaşan araçların hız ve uzaklıklarını dikkate almadan yola giren müştekinin kusurunun hükme esas alınan trafik polisi bilirkişi Z'nin 16.05.2002 havale tarihli raporunda müştekiye izafe edilen 1/8 oranından daha fazla olabileceği ve bu durumda sanığın kusurunu lehine etkileyeceğinden ve bu nedenle hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı düşünüldüğünden, sanık ve müştekinin olaydaki kusur durumları hususunda bir kez de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden veya teknik üniversitelerin ilgili bölüm öğretim üyelerinden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü'nün konuyla ilgili uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sürücü belgesinin 2918 Sayılı Yasanın 119. maddesi uyarınca ceza süresini geçmemek üzere belirlenecek bir süre geçici olarak geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın sürücü belgesinin ceza süresini geçecek şekilde 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi,
3- 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nun 30. maddesinin 2. fıkrasında yer alan bir Lira ibaresi bin Lira olarak değiştirilmiş olup izah edilen bu değişikliğin sanık lehine olması ve TCK'nun 2/2. maddesi nazara alındığında sanık hakkında ceza tayin edilirken bin Liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy