(765 S. K. m. 30, 459)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanık Süleyman Kıvrak'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.03.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 08.09.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak,
1. Olay gecesi saat 02.15 sıralarında sürücü Fevzi idaresindeki kamyonet ile Tarsus-Mersin istikametinde seyir halinde iken olay mahalli olan kavşağa geldiğinde, sağındaki tali yoldan gelip kavşaktan Tarsus istikametine dönüş yapmak isteyen sanığın idaresindeki kamyonun ön kısmıyla sürücü Fevzi'nin aracının sağ yan orta kısmına çarparak bir kişinin yaralanması ile neticelenen olayda;
Çarpma noktası olay saati nedeniyle trafik ışıklarının yanmaması ve sürücü Fevzi'nin tali yoldan gelen sanığın aracını görerek sellektör yapması da dikkate alındığında, sürücü Fevzi'ye de kusur izafe edilebileceği anlaşılmakla, sanığı tam kusurlu bulan trafik polis memuru Nazmi İnce'nin raporu kuşku yarattığından bir kezde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya teknik üniversitelerin ilgili bölümünde görev yapan ya da Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
2. Suç tarihi itibariyle sanığa hükmedilecek temel para cezasının hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı kanun ile değişik TCK'nun 30. maddesi de dikkate alındığında, alt ve üst sınırının 218.103.000 lira olduğu nazara alınmadan 1.000.000.000 liraya hükmedilerek fazla ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy