(5237 S. K. m. 7, 73, 86, 125, 131) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil, hakaret ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanıklar Yüksel Akpınar ve Abdullah Akpınar'ın yapılan yargılamaları sonucunda; sanıkların müessir fiil suçundan beraatlerine, sanık Yüksel Akpınar'ın mütecaviz sarhoşluk suçundan beraatine ve hakaret suçundan mahkumiyetine dair Sarıveliler Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Yüksel,müdahil vekili ve o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 14.08.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Müdahil vekilinin sarhoşluk suçundan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından sarhoşluk suçuna yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine,
O yer C. Savcısının sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince,
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 5252 sayılı kanunun 9. maddesi gözetilerek,
Sanık Yüksel Akpınar'a atılı mütecaviz sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık asli zamanaşımının sorgu ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA;
Sanıklar hakkında kasten yaralama ve sanık Yüksel Akpınar hakkında sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda kurulan hükmün sanık Yüksel Akpınar,müdahil vekili o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde;
1. Sanıklar Yüksel ve Abdullah'ın müessir fiil eylemleri tanıklar Alime Turfan ve İsmail Turfan'ın beyanlarıyla sabit olduğu halde mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2. 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama eyleminin aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ise 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Yüksel Akpınar,müdahil vekili ve o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy