(765 S. K. m. 99, 308, 466, 495) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Kendiliğinden hak almaya eksik teşebbüs ve kavgada silah boşaltmak suçlarından sanık Şafak Akkaya ile kendiliğinden hak almaya eksik teşebbüs suçundan sanıklar Mehmet Yağıbasan, Mehmet Sönmez, Serkan Er ve Ümit Faruk Koca'nın yapılan yargılamaları sonucunda; kendiliğinden hak almaya eksik teşebbüs suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK. nun 99. maddesi gereğince düşürülmesine, sanık Şafak'ın kavgada korkutmak amacıyla silah boşaltmak suçundan Mahkumiyetine dair İskenderun Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 22.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Müşteki Volkan Işıldar 12.06.2002 günlü duruşmada sanık Ümit Faruk Koca hakkında şikayetçi olmadığını bildirmiş olması karşısında bu sanık hakkında açılan davaya müdahil olamayacağı ve usule aykırı verilen müdahale kararı kendisine hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Volkan Işıldar vekilinin sanık Ümit Faruk Koca hakkındaki hükme yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar Mehmet Yağıbasan, Mehmet Sönmez, Serkan Er ve Şafak Akkaya hakkında kendiliğinden hak almaya eksik teşebbüs ve sanık Şafak Akkaya hakkında ayrıca kavgada silah boşaltmak suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; kendiliğinden hak almaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 99/2. maddesi uyarınca düşürülmesine ve sanık Şafak'ın eyleminin 765 sayılı TCK. nun 466/2. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerinin müdahil vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Sanıklardan Serkan Er'in arkadaşı olan Ümit Faruk Koca'nın müdahilden olan alacağının tahsil etmek amacıyla olay günü sanıkların araba ile dershaneden çıkan müdahilin yanında durdukları ve sanıklardan Şafak'ın müdahille tartışarak kuru sıkı tabancasını karnına dayadığı ve sanık Mehmet Yağıbasan'ın arkadan müdahili iterek araca bindirmeye çalıştıkları sırada müdahilin ellerinden kaçtığı sanık Şafak'ın arkasından ateş ettiği şeklindeki eylemlerinin 765 sayılı TCK. nun 495 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirileceği gözetilmesinde bu suça bakmanın delilleri takdir ve değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine Sulh Ceza Mahkemesince duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Kendiliğinden hak alma suçu birlikte işlenen suçlardan olmadığından sanıklardan birisi hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara sirayet etmeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Kişiye karşı silahla şiddet kullanılarak işlenen kendiliğinden hak alma suçunun şikayetten vazgeçme ile düşmeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak şahsa karşı şiddet kavramı içinde düşünülüp 765 sayılı TCK. nun 308/3. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanık Şafak Akkaya'nın kavgada korkutmak amacıyla silah boşaltmak suçundan ayrıca cezalandırılmasına karar verilmesi,
5- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy