(2918 S. K. m. 46, 52)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık Fesih Güngör'ün yapılan yargılaması sonucunda; beraatına dair S. 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 20.01.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Olay tarihinde saat 23:50 sıralarında sanık Fetih Güngör idaresindeki 34 .. 0578 plakalı kum yüklü damperli kamyonu ile Bilecik'ten Sakarya yönüne doğru seyri esnasında olay yerine geldiğinde karşı yönden gelen Ömer Korkmaz yönetimindeki 54 .. 774 plakalı otomobiliyle çarpışması sonucu yedi kişinin ölümü ile neticelenen olayda, yolun 7 metre genişliğinde 2 yönlü asfalt kaplama yol olduğu, her iki yönünde 1.50 metre genişliğinde banket bulunduğu, trafik kaza tespit tutanağı ve Jandarma görevlileri tarafından tutulan tutanakta kamyon sürücüsünün seyir ettiği yolun sol orta şeridine yakın ve 0,50 metre mesafede çarpışmanın meydana geldiğinin tespit edildiği ve mahkemece yapılan keşif sonucu tanzim edilen rapor ile Adli Tıp, İTÜ ve Karayolları Fen Heyeti elemanları tarafından tanzim edilen raporlarda sanığa değişik oranlarda kusur izafe edilmiş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46 ve 52.maddelerinde Karayollarında trafiğin akışı ve hızın gerekli şartlara uygunluğu sağlamak şeklide düzenlenen kurallar gözetildiğinde, çarpışmanın orta şerit çizgisine yakın 0,50 metre mesafede oluşu, sanığın sağa doğru manevra ile yolun kenarından 1,5 metre banket oluşu da nazara alındığında kazayı önlemek için tedbir almamış olması ve aracını gidiş yönüne göre yolun sağından sürmeyip orta şeride yakın bir mesafede sürüp izlediği çarpışmasından itibaren 50 metre mesafedeki fren izine göre süratinin hız limitlerini aştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; olayın oluşumunda sanığın da kusuru olabileceği, bu itibarla hükme esas alınan ve sanığın kusursuz olduğuna ilişkin bilirkişi raporu tatminkar bulunmadığından tesbit edilen bu oluş karşısında sanığa izafe edilecek kusurun oluşa ve olaya uygun şekilde yeniden belirlenmesi için mahkemece uygun görülecek bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak sonucuna göre sanığın kusur durumunun tayin ve tespiti gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy