(4806 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 30, 455)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık Kerim A.'nın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Alanya Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 03.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre sair itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1.maddesi ile TCK.'nun 30.maddesinin 2. fıkrasında yer alan bir lira ibaresi bin lira olarak değiştirilmiş olup izah edilen bu değişikliğin sanık lehine olması ve TCK.'nun 2/2.maddesi nazara alındığında sanık hakkında ceza tayin edilirken bin liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu;
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan TCK. nun 455/1. maddesi uyarınca tayin edilen ağır para cezasının 218.103.000 liraya, TCK. nun 455/son maddesi uyarınca yapılan indirim sonucu bulunan ağır para cezasının 163.577.000 liraya indirilmesine karar verilmek suretiyle;
Sonuç: Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek onanmasına, 21.04.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALİF GÖRÜŞ:
Sanığın idaresindeki oto ile Manavgat'tan Alanya istikametine göre seyrederken yolda bulunan küçük Furkan S.'a çarpması sonucu ölümüne sebebiyet verdiği, olaydan sonra Jandarma tarafından tanzim edilen 30.06.2002 tarihli olay tesbit tutanağı ve ekli krokide yolun orta kısmında kan izleri ve hemen yanında sürtünme sonucu meydana gelen izlerin bulunduğu ayrıca sanığın gidişine göre yolun sağ kenarında da kan izlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. 01.07.2002 tarihinde yapılan araç incelemesinde ise aracın sol ön farının kırık olduğu, far üzerinde kan lekeleri bulunduğu tespit edilmiştir. Mahallinde zabıt mümzileri, tanık ve sanık vekili hazır bulundurulmadan hangi bulgular ve beyanların esas alındığı açıklanmadan yapılan keşifte sanığa 6/8 oranında kusur verilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından da aynı kusur oranı izafe edilmiştir. Ancak; yolun ortasında kan izlerinin bulunması ve aracın sol tarafındaki hasar ve kan izleri nazara alındığında hükme esas alındığı gibi, çarpmanın yolun sağında vaki olmasının fiziken ve mantıken mümkün olamayacağı, aracın solundaki hasara göre ölen şahsın sanığın seyrine göre ancak yola soldan çıktığı ve yolun ortasındaki kan izlerine göre de çarpmanın yolun orta kısmında olduğu açıkça belli olduğu halde bu hususlar irdelenmeden zabıt mümzileri ve tanıklar hazır olmadan yetersiz keşfe dayanılarak kusur izafe edilmesi yerinde değildir. Olayın tek görgü tanığı Recep Y.'da mahkemede bizzat dinlenilmeden eksik inceleme sonucu ve oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm tesisi yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy