(5237 S. K. m. 73, 86, 125, 131) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Kasten yaralama ve sövme suçlarından sanıklar Mehmet Karataş, Hasan Saygı ve Zeynep Saygı'nın yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Zeynep hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçmeye binaen ortadan kaldırılmasına, sanıklar Mehmet ve Hasan hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının ıskatına, sanık Hasan'ın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair Uğurludağ Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.9.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 7.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Temyiz itirazlarının sanıklar hakkında sövme ve sanık Hasan Saygı hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık Zeynep Saygı hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçmeye binaen TCK. nun 489. maddesi gereğince düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar Hasan Saygı ve Mehmet Karataş hakkında kurulan hükümleri incelenmesinde,
Sanıklar hakkında sövme ve sanık Hasan Saygı hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemlerinin 765 Sayılı TCK. nun 456/4-482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- 15.1.2002 günlü celseye ait tutanağın 1.sayfasının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı ceza muhakemesi Kanununun 219. maddesine muhalefet edilmesi
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen ve sanık Hasan'ın eylemine uyan kasten yaralama eyleminin aynı maddenin 3.fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında yine 5237 Sayılı TCK. nun 125. maddesinde düzenlenen ve sanıkların eylemine uyan hakaret suçunun aynı kanunun 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı kamu görevinden dolayı işlemesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy