(765 S. K. m. 456) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Tehdit ve müessir fiil suçlarından sanıklar Fatma Karakaya ve Fatma Karagöz'ün yapılan yargılamaları sonucunda; müessir fiilden mahkumiyetlerine, tehdit suçundan sanık Fatma Karagöz'ün beraatine dair Bigadiç Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 2.10.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 15.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: O Yer C. Savcısının temyizinin sanık Fatma Karagöz hakkında tehdit ve müessir fiil, sanık Fatma Karakaya hakkında müessir fiil suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- İddianamedeki tavsife göre sanık Fatma Karagöz'ün tehdit içeren sözlerinin 765 sayılı TCK.nun 188/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği, davaya bakmanın ve delillerin takdirinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 456/4 maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Sanıkların eylemine uyan kasten yaralama eyleminin suç tarihinde soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında 5237 Sayılı Kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy