(765 S. K. m. 52, 81, 457) (1412 S. K. m. 305) (5237 S. K. m. 30, 44, 58, 87)
Müessir fiil suçundan sanık Ş.K.nın yapılan yargılaması sonucunda; Mahkumiyetine dair Develi Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.03.2002 tarihli hükmün Yargıtay' ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının i 8.12.2002 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın resmi nikahlı eşini yaralamak için salladığı bıçağın araya giren kızına isabet etmesi sonucu öz kızı mağdur Yasemin'i yaraladığı olayda, sanığın öz kızını yaralama kastı olmadığından TCK'nun 52. maddesi hükmü nazara alındığında mağdur Yasemin' i bıçakla yaralama suçundan verilen cezasında TCK'nun 457/2. maddesi uyarınca artırım yapılamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında belirtilen ve tekerrüre esas alınan Develi Sulh Ceza Mahkemesinin 05.02.1997 tarih, 1997/137 Esas ve 1997/17 karar sayılı ilamı ile verilen 220.000 lira ağır para cezasının doğrudan verilmiş para cezası olduğu anlaşıldığından, cezanın miktar ve nevi itibariyle CMUK' nun 305/son maddesine göre kesin nitelikte bulunduğundan tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanığın cezasında TCK 'nun 81. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
3-Kabule göre de; 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK 'nun 30. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "bir lira" ibaresi "bin lira" olarak değiştirilmiş olup izah edilen bu değişikliğin sanıklar lehine olması ve TCK 'nun 2/2. maddesi nazara alındığında sanıklar hakkında ceza tayin edilirken bin liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA 12.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy