(765 S. K. m. 455) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 150)
Dva ve Karar: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık H.P'nin yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair (İZMİR) 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 05.06.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığı'nın 26.03.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Dosya içeriği itibariyle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- Sanığın minibüs ile seyrederken frenlerin tutmaması üzerine aracı durdurmak için sağa ve sola doğru direksiyon tedbirine başvurmuşsa da kask (koruyucu başlık) takmayan motosiklet sürücüsüne arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, ölü muayene tutanağına göre "Kafatası kubbe kırığına bağlı kanama sebebiyle" ölümün gerçekleştiği belirtildiğinden, 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasını gösteren yönetmeliğin 150. maddesi gereğince ölenin koruyucu başlık takması gerektiği halde aksi davranışın sonuca etkili olabileceği nazara alınarak hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nin raporundaki sanığın kusur oranı kuşku uyandırdığından, bir kez de Karayolları Genel Müdürlüğü, Trafik Fen Heyetinden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- 647 Sayılı Yasanın 4. maddesinin 3. fıkrasına göre taksirli suçlarda hükmedilen cezanın uzun süreli olması halinde dahi para cezasına çevrilmesi mümkün olduğu gözetilmeden "sanığa verilen cezanın miktarına" göre hakkında 647 Sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi;
3- 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nun 30/2. maddesinde yer alan "bir Lira" ibaresi "bin Lira" olarak değiştirilmiş olup, izah edilen bu değişikliğin sanık lehine olması ve TCK'nun 2/2. maddesi nazara alındığında sanık hakkında ceza tayin edilirken bin Liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA 07.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy