(765 S. K. m. 456, 482) (1412 S. K. m. 135, 236, 351) (5237 S. K. m. 7, 73, 86, 125, 131) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Kasten yaralama ve sövme suçlarından sanıklar Ayşe Kadıoğlu, Ömer Arı, Süleyman Arı'nın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 6.3.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi şahsi davacı, sanıklar Ömer Faruk Arı ve Süleyman Arı vekilleri ile şahsi davacı sanık Ayşe Kadıoğlu vekili tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 11.5.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında kasten yaralama ve sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin 765 Sayılı TCK.nun 456/4 ve 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün şahsi davacı, sanıklar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Karşılıklı şahsi dava dilekçesinin CMUK.nun 351. maddesi uyarınca C. Savcısına tebliğ edilmemesi,
2- Şahsi davacı sanık Ayşe Kadıoğlu'nun savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle CMUK.nun 135 ve 236. maddelerine aykırı davranılması,
3- Şahsi davacı sanıklar Süleyman Arı ve Ömer Arı'ya CMUK.nun 135. maddelerindeki yasal hakları hatırlatılmadan sorguları yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ise 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, şahsi davacı, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy