(765 S. K. m. 456, 457) (5237 S. K. m. 7, 73) (5320 S. K. m. 18) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Bıçakla kasten yaralamak suçundan sanık Kemal Çingirt'in yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Ordu 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.1.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 11.5.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanığın güzel olup olmadığını sorduğu çakı bıçağına mağdurun, kesmez ki çok küçük bir işe yaramaz demesi üzerine kesebileceğini göstermek amacıyla salladığı bıçağın bacağına isabet ederek yaralanmasına neden olması şeklinde gelişen olayda, sanığın mağdura doğru salladığı bıçağın mağdurun yaralanmasına neden olacağını öngörmesi ve bu itibarla eylemin bıçakla kasten yaralamak olarak değerlendiren mahkemenin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında bıçakla kasten yaralamak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık müdafiisi ve o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy