(765 S. K. m. 188) (1412 S. K. m. 243, 359)
Dava: Tehdit, sövme ve etkili eylem suçlarından sanıklar Kamber Adıgüzel ve Ali Adıgüzel'in yapılan yargılamaları sonucunda; sanıkların etkili eylem suçundan mahkumiyetlerine, sövme suçundan beraatlerine ve tehdit suçundan şahsi davanın REDDİNE dair Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.10.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Kamber ve şahsi davacı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 17.5.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: I- Sanık hakkında sövme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA
II- Sanık hakkında tehdit ve etkili eylem suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Şahsi davacının beyanlarına göre, sanığın sarf ettiği iddia edilen
bu davadan vazgeçmediğin takdirde seni öldürürüz... şeklindeki tehdit içerir sözlerin 765 sayılı TCK.'nun 188/1. maddesinde düzenlenen şartlı tehdit suçunu oluşturacağı, bu suçtan davaya bakmanın asliye ceza mahkemesinin görevine dahil olduğu ayrıca şahsi dava ile takibi mümkün olmadığı gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nun 359. maddesi gereğince usuli işlemlerin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şahsi davanın reddine karar verilmesi,
2- Şahsi davacının özel sağlık kuruluşundan kendi başvurusu ile aldığı raporda böbrek taşından kaynaklanan rahatsızlık dışında etkili eylem konusunda kanaate nasıl ulaşıldığı hususunda raporu düzenleyen doktor tanık sıfatıyla beyanı alınmadan ve bu konuda bilirkişi dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Olayın tek görgü tanığın olan ve hazırlıkta beyanı saptanan tanık Mehmet Adıgüzel duruşmada dinlenmeden hüküm kurularak 1412 sayılı CMUK'nun 243. maddesine aykırı davranılması,
4- Sanıklar ve şahsi davacının kardeş olduklarını gösterir nüfus aile kaydı getirtilmeden hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Kamber ve şahsi davacının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy