(765 S. K. m. 193, 456, 457, 572) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak, etkili eylem, sövme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Senih Erdoğan'ın yapılan yargılaması sonucunda; gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan mahkumiyetine, etkili eylem ve sövme suçlarından kamu davasının düşürülmesine, saldırgan sarhoşluk ve şiddet kullanarak konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından TCK'nun 572/1 ve 193/2. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Tekman Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi Üst C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 24.05.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: I- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek;
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı T.C.K.'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık asli zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 09.06.2003 tarihi ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA;
1412 sayılı C.M.U.K.'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
II- Üst Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak, etkili eylem ve sövme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İddianamedeki tavsife göre sanık hakkında etkili eylem suçundan da kamu davasının açıldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine ,uygulama ve karar içeriğinden konut dokunulmazlığını bozmak suçundan sanık hakkında 765 sayılı TCK.'nun 193/1. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki (2) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Mağdur Zeynep Aykaç'ın ve velisinin Cumhuriyet savcılığı aşamasında ve mahkemede sanık hakkında şikayetçi oldukları da nazara alınarak; mağdur Zeynep Aykaç'ın hazırlık soruşturması aşamasında emniyetteki beyanında sanık hakkında şikayetten vazgeçtiği ancak kimlik tespitinde ve doktor raporunda 1988 doğumlu olduğu belirtildiği halde Cumhuriyet Savcılığında ve mahkemedeki beyanlarında 1989 doğumlu olduğu belirtilmekle suç tarihi itibariyle yaşının belirlenmesi için nüfus kaydının celbi, 15 yaşından küçük olduğunun tespit edilmesi halinde ise mümeyyiz olup olmadığı hususunda doktor raporu aldırılarak sonucuna göre mağdurun şikayetten vazgeçmesinin geçerli olup olmayacağı hususu tespit edilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde etkili eylem ve sövme suçlarından kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
2- Gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçu şiddet uygulanarak işlenmediğinden bahisle 765 sayılı TCK.'nun 193/1. maddesinden mahkumiyet hükmü kurulduğu halde eylem bölünerek ayrıca aynı yasanın 193/2. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına da karar verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre ise;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK.nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA; 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy