(765 S. K. m. 102, 260, 457/1, 489) (1412 S. K. m. 264, 322) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sövme, müessir fiil, saldırgan sarhoşluk ve memura mukavemet, silahla müessir fiil suçlarından sanık Rıfat Çatı'nın yapılan yargılaması sonucunda; memura mukavemet, saldırgan sarhoşluk, silahla müessir fiil suçlarından mahkumiyetine, sövme ve müessir fiil suçlarından şikayetten vazgeçmeye binaen davanın düşürülmesi ve ortadan kaldırılmasına, dair Nusaybin Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.3.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı, o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 24.5.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın eşi olan müştekiye ve kızı olan mağdura sövmesinden dolayı açılan kamu davasının şikayetten vazgeçmeye binaen TCK. nun 489. maddesi gereğince düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yapılan duruşmaya, toplanan delillere gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden sövme ve müessir fiil suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK. nun 102/5. maddesine göre hesaplanan iki yıllık zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanığa atılı görevli memura mukavemet ve eşine karşı bıçakla müessir fiil suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine gelince;
1- Sanığın alkollü vaziyette eş ve kızına sövüp vurması olayında ihbar ile oluş yerine gelen Jandarma görevlilerinden kaçmaya çalışması ve hemen yakalanıp karakola götürülmek istenmesi sırasında da ayaklarını sürterek gitmekte zorluk çıkarması şeklindeki eylemlerinde kolluk kuvvetinin yasal zor kullanma yetkisinin olması ve sanığın karakola da götürülmüş bulunması nazara alındığında TCK. nun 260. maddesi de unsur olarak gösterilen müessir kuvvet ve nüfuz kullanma halinin ne şekilde gerçekleştiği kararda tartışılıp değerlendirilmeden menfi mukavemet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Müştekinin sanığın nikahlı eşi olduğuna dair nüfus aile kayıt tablosu getirilmeden müessir fiil suçundan tayin olunan cezanın TCK. nun 457/1. maddesi gereğince artırılması,
3- 3.10.2001 tarihli celseye ait tutanağın 1. sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 1412 sayılı CMUK. nun 264. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş üst ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy