(5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18) (765 S. K. m. 72, 108, 119, 191, 456, 482, 485) (1412 S. K. m. 351, 359) (647 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil, sövme ve tehdit suçlarından sanıklar Fikri Er ve Fikret Er ile müessir fiile teşebbüs ve sövme suçlarından sanık İbrahim Duman ile müessir fiil suçundan sanık Huri Duman'ın yapılan yargılamaları sonucunda; şahsi davacı İbrahim'in sanıklar Fikret ve Fikri Er'e karşı açtığı şahsi davanın süre yönünden Reddine, şahsi davacı Fikret Er ve Fikri Er'in sanıklar Huri ve İbrahim'in Duman'a karşı açtıkları şahsi davanın süre yönünden Reddine, sanıklar Fikret Er ve Fikri Er'in şahsi davacı Huri Duman'a karşı müessir fiil, sövme ve sair tehdit suçlarından mahkumiyetlerine dair Bolu Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 06.03.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 2003/115153 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Fikri Er ve Fikret Er hakkında kasten yaralama, sövme ve tehdit, sanık İbrahim hakkında müessir fiile teşebbüs ve sövme ve sanık Huri Duman hakkında müessir fiil suçundan açılan şahsi davaların yapılan yargılaması sonucunda; şahsi davacı İbrahim Duman'ın sanıklar Fikri ve Fikret Er'e karşı açtığı şahsi dava ile şahsi davacılar Fikri ve Fikret Er'in sanıklar Huri ve İbrahim Duman'a karşı açtıkları şahsi davaların süre yönünden Reddine, Şahsi davacı Huri Duman'ın şahsi davasının kabulü ile, sanıklar Fikri Er ve Fikret Er'in şahsi davacı Huri Duman'a karşı müessir fiil, sair tehdit ve sövme suçlarından eylemlerinin 765 sayılı TCK. nun 456/4, 482/3, 191/son. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin şahsi davacı-sanık Huri Duman vekili ve sanıklar Fikri ve Fikret Er ile İbrahim Duman tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Suç tarihi 06.10.2001 olan olayda şahsi davacı İbrahim D.'ın,765 Sayılı TCK. nun 108.maddesinde belirtilen 6 aylık süre içinde 31.1.2002 tarihinde şahsi davacılar Fikri Er ve Fikret Er'in 06.03.2002 tarihinde şahsi dava dilekçelerini verdikleri anlaşılmakla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken süre yönünden reddine karar verilmesi,
2- Şahsi Davacı Fikri Er'in 12.03.2002 tarihli şahsi dava dilekçesinin, 1412 Sayılı CMUK. nun 351.maddesi uyarınca, C. Savcılığına tebliğ edilerek şahsi davaya katılıp katılmama konusunda görüşünün alınmaması,
3- Şahsi Davacı Huri Duman'ın 24.12.2001 tarihli şahsi dava dilekçesinde sanıklar Fikret ve Fikri Er'in sarfettiklerini belirttiği evinizi yakarız şeklindeki sözlerin 765 Sayılı TCK. nun 191/1.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu oluşturduğu ve bu suçun şahsi davayla takibinin mümkün bulunmadığı gözetilerek, 1412 Sayılı CMUK. nun 359. maddesi uyarınca usuli işlemlerin durdurularak, evrakın tefrikiyle gereğinin takdir ve ifası için C.savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanlış nitelendirme sonucu, sözlerin sair tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması,
4- Şahsi davacılar ve tanık beyanlarına göre, sanıklar hakkında 765 Sayılı TCK. nun 485.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
5- Sanıklar Fikri Er ve Fikret Er'in Şahsi davacı Huri'ye karşı kavga ortamında sarfettikleri tehdit içerikli sözlerin muhatabı üzerinde ciddi bir korku ve endişe yaratacak elverişlilik ve yeterlilikte olup olmadığının kararda tartışılmaması,
6- Kabule göre de;765 Sayılı TCK. nun 191/son. maddesinde belirtilen sair tehdit suçunun aynı kanunun 119.maddesi gereğince ön ödemeye tabi olduğundan sanıklara usulüne uygun ön ödeme ihtaratı yapıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve tespitinin gerekmesi,
7- Sanıklar hakkında ayrı ayrı suçlardan hükmedilen aynı nev'iden para cezalarının 765 Sayılı TCK. nun 72.maddesi uyarınca her bir sanık için ayrı ayrı içtima edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
8- Sanıklar hakkında belirlenen ağır para cezalarına, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4786 sayılı kanunla 647 sayılı Kanunun 5.maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi,
9- Şahsi davası kabul edilen şahsi davacı Huri Duman'ın manevi tazminat talebi konusunda herhangi bir karar verilmemesi,
10- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de,1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8.maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaşma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Şahsi davacı-sanık Huri Duman vekili ile şahsi davacı-sanıklar Fikri ve Fikret Er ve İbrahim Duman'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy