(765 S. K. m. 191) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Tehdit ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Ramazan Uyar'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Tire Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 20.02.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 07.06.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: I- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun 7.ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek;
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık asli zamanaşımının mahkumiyet kararı ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA;
1412 sayılı C.M.U. K.'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanık hakkında sövme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun sanık hakkında hükümden sonra 21.02.2003 havale tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçmesi ve sanığa atılı sövme suçunun şikayete bağlı olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkındaki sövme suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.'nun 73. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE;
III- Sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK'nun 191/1. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
1- Tanık Turan BENGİ sanığın müştekiyi seni öldüreceğim diyerek tehdit ettiğini beyan ettiği halde tanık Saime BENGİ ise erkeksen çık dışarı
. diyerek tehdit ettiğini beyan etmeleri karşısında tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi tanığın beyanına hangi nedenle itibar edildiği hususu açıklanmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre ise;12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA; 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy