(5237 S. K. m. 7, 73) (5271 S. K. m. 253, 254) (5395 S. K. m. 48) (765 S. K. m. 102, 456) (1412 S. K. m. 361) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Müessir fiil, sövme suçlarından sanık Ali Aşır, Cennet Şenol ve Hüseyin Sarılkan'ın yapılan yargılamaları sonucunda; sanıkların her iki şahsi davacıya karşı sövme suçundan BERAATLERİNE, sanıklar Aşır, Hüseyin, Cennet'in şahsi davacı Durmuş'a karşı müessir fiil suçundan ve sanıklar Ali, Aşır, Şenol ve Cennet'in şahsi davacı Hüseyin'e karşı müessir fiil suçundan mahkumiyetlerine dair Gülağaç Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.4.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcıları tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 21.6.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek,
Sanık Hüseyin Sarılkan'a atılı sövme suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 14.12.1999 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki şahsi davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
O yer C. Savcılarının temyiz dilekçeleri kapsamına göre sanıklar Ali, Aşır, Cennet ve Şenol Sarılkan'ın lehine olan hukuki kaidelere muhalefet CMUK. nun 309. maddesi gereğince sanıkların aleyhine hükmün bozdurulması için C. Savcısına hak vermeyeceğinden sanıklar hakkında sövme suçundan verilen beraat kararına yönelik C. Savcılarının temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanıklar hakkında müessir fiil suçundan açılan şahsi davanın yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C. Savcıları tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Şahsi davacılar Hüseyin ve Durmuş Acar'ın 7.3.2000 tarihli celseye gelmediği ve kendilerini bir vekille temsil ettirmediklerinden sanıklar hakkında açılan davanın CMUK. nun 361. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy