(765 S. K. m. 49, 456, 466, 482) (5237 S. K. m. 7, 73, 86, 125, 131) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Kasten yaralama, sövme ve kavgada silah boşaltmak suçlarından sanıklar Ahmet Gürel, Erdal Okçu ve Selahattin Öğreden'in yapılan yargılamaları sonucunda; sanıklar Erdal ve Selahattin'in mahkumiyetlerine, sanık Ahmet hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair Erbaa Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 2.7.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Erdal Okçu ve o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 22.6.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Gasp suçu yönünden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunmadığından o yer C. Savcısının bu yöndeki temyiz itirazının CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE.
1- Sanık Ahmet Gürel hakkında kavgada silah boşaltmak suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın yapılan incelenmesinde;
Diğer sanıkların sanık Ahmet'e saldırması üzerine sanığın kendisini korumak için silahını çekerek korkutmak maksadıyla ateş etmek şeklinde gelişen olayda sanığın eyleminin TCK. nun 466/2. maddesi kapsamında olduğu ve ilk eylemin diğer sanıklardan gelmesi nedeniyle sanık Ahmet lehine tahrik hükümlerinin uygulanması gerekirken unsurları oluşmayan TCK. nun 49. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanıklar Erdal Okçu, Selahattin Öğreden hakkında kasten yaralama ve sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4 ve 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık Erdal ve o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ise 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Erdal Okçu ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy