(765 S. K. m. 456, 457, 460) (1412 S. K. m. 142) (5237 S. K. m. 7, 73) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Müessir fiil suçundan sanıklar Sevgi Alkan, Tahir Alkan, Mustafa Eser, Ahmet Eser, Mehmet Eser ve Bahattin Eser'in yapılan yargılamaları sonucunda; sanıklar Mustafa Eser ve Sevgi Alkan hakkında ceza tertibine yer olmadığına, sanıklar Bahattin Mehmet ve Tahir hakkındaki davaların 765 sayılı TCK. nun 460. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, sanık Ahmet'in mahkumiyetine dair Tatvan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.5.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer ve üst C.Savcıları tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 18.6.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanıklar Bahattin Eser, Mehmet Eser ve Tahir Alkan haklarında müessir fiil suçundan kurulan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 460. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye,hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar Sevgi Alkan, Mustafa Eser ve Ahmet Eser hakkında müessir fiil suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; sanıklar Sevgi Alkan ve Mustafa Eser hakkında, 2253 sayılı yasa hükümleri uyarınca ceza tertibine yer olmadığına ve velilerine teslimlerine, sanık Ahmet Eser'in eylemlerinin 765 Sayılı TCK. Nun 456/4-457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin o yer ve üst C.savcıları tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
a- Karşılıklı suç işleyen sanıklar Sevgi Alkan ve Mustafa Eser arasında menfaat çatışması olduğu gözetilmeden savunmalarının aynı müdafie yaptırılması suretiyle 1412 Sayılı CMUK. nun 142. maddesine aykırı davranılması,
b- Sanık Ahmet'in, kardeşinin mağdur sanık tarafından darp edilmesinin etkisiyle atılı suçu işlediğinin iddia edilmesine göre hakkında tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
c- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile de 2253 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 Sayılı kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer ve üst C. savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy