(765 S. K. m. 456, 457, 482) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Silahla kasten yaralama, sövme suçlarından sanıklar Dursun Songür, Yılmaz Songür ve Arslan Songür'ün yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Kalecik Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 21.06.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1) Sanık Dursun Songür'ün 14.04.2003 tarihinde yüze karşı tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde belirtilen yasal süreden sonra 30.04.2003 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince reddine;
Müşteki Arslan Songür'ün sanık Yılmaz Songür hakkında sövme suçundan şikayetçi olduğu ve şikayetinden vazgeçmediği anlaşıldığından mahkemenin ıskat kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2) Sanıklar Arslan ve Yılmaz Songür haklarında silahla kasten yaralamak ve sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4, 457/1 ve 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
a) Sanık Yılmaz Songür hakkında müşteki sanık Dursun'a yönelik sövme suçundan kamu davası açıldığı halde bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,
b) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy