(765 S. K. m. 456, 457) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil ve silahla müessir fiil suçundan sanıklar Zeki Yeşil, Mehmet Yeşil ve Hüseyin Yeşil'in yapılan yargılaması sonucunda; sanıklar Zeki ve Hüseyin'in mahkumiyetlerine ve sanık Mehmet hakkındaki davanın Ortadan Kaldırılmasına dair Diyadin Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 5.7.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanık Mehmet'in temyiz talebinin incelenmesinde; Hakkındaki Kamu Davasının Ortadan Kaldırılmasına karar verilen sanık Mehmet Yeşil'in kararı temyizde hukuki yaranının bulunmadığı ve temyizin gerekçeye yönelik olmadığı anlaşıldığından CMUK. nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin Reddine,
2- O yer C.Savcısının sanık Mehmet hakkındaki hükme yönelik temyiz isteği ile sanıklar Zeki ve Hüseyin'in temyiz istemlerinin incelenmesine;
Sanıklar Zeki Yeşil ve Hüseyin Yeşil haklarında silahla müessir fiil ve müessir fiil suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanıklar ve o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
a) Takibi şikayete bağlı suçta sanıklardan birisi hakkında dava ve şikayetten vazgeçmenin ancak eylemlerinde ayniyet bulunması halinde tüm sanıklar hakkında uygulanabileceği ve sanıklar Hüseyin ve Mehmet'in eylemlerinde ayniyet bulunmadığı mağdur Pamuk'un Hüseyin hakkında şikayetten vazgeçmesinin sanık Mehmet'e şikayet etmeyeceği nazara alınmadan Mehmet hakkındaki davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
b) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Zeki ve Hüseyin ile o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy