(765 S. K. m. 456, 457) (5237 S. K. m. 7, 86, 87)
Dava: Etkili eylem suçundan sanıklar Bazi Erinç, Hasan Erinç ve Nihat Erinç'in yapılan yargılamaları sonucunda; Mahkumiyetlerine dair Van Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 02.07.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: I. Sanık Bazi Erinç'in yüzüne karşı verilen hükmü yasal 7 günlük süreden sonra 26.05.2003 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince reddine,
II. Sanıklar Hasan Erinç ve Nihat Erinç hakkında silahla etkili eylem suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1) Müştekinin aşamalardaki çelişkili beyanları ve sanık savunmalarına göre, doktor raporunda tarif edilen kesilerin yeri itibariyle künt cisimle de gerçekleştirilebileceği nazara alındığında, mağdurun yaralanmasının kesici aletle oluşturulup oluşturulmayacağı hususunda Adli Tabipten rapor aldırılmadan eksik soruşturma ile sanıklar hakkında 765 Sayılı TCK'nun 457/1. maddesinin uygulanması,
2) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy